9 Haziran 2010 Çarşamba

7 Haziran 2010 Pazartesi

2011 Mercedes Benz SLK



Michelin'den devrim gibi buluş


Michelin'den devrim gibi buluş
Otomotivde devrim yaptı motoru lastiğin içine sakladı

LASTİK devi Fransız Michelin, otomotiv sektöründe devrim yaratacak bir buluşa imza attı. Ar-Ge’ye yılda 600 milyon euro harcayan şirket, geleceğin teknolojisi olan elektrikli araçların motorunu lastiğin içine yerleştirdi.

YENİ sistemle, 120 beygir güce ulaşılabiliyor. Araç bu motorla 300 km yol katediyor. Yakıt kullanımı 6’da 1’e iniyor. Michelin CEO’su Rollier, 2 yıl içinde Active Wheel adı verilen teknolojinin seri üretimine başlayacaklarını açıkladı.

Dünyanın ikinci büyük lastik üreticisi Fransız Michelin, otomotiv sektöründe devrim yapacak bir buluş yaptı. Şirket, otomobil motorunu lastiğin içine yerleştirmeyi başardı. Michelin, bu yeni icadı sayesinde sektörde yepyeni bir dönem başlatmaya hazırlanıyor. Artık araçların tasarımından iç hacmine kadar herşey baştan yazılacak. Yeni dönemde çift bagaja sahip araçlar ortaya çıkmış olacak.

2020’de her 5 araçtan birinin elektrikli ve hibrid olacağını öngören Michelin, 2008’de start verdiği Active Wheel projesini, Brezilya’da düzenlenen Michelin Challenge Bibendum organizasyonunda ilk kez tanıttı. Etkinlikte Peugeot’nun BB1 ve Heuliez’in Will konsept araçlarında kullanılan Active Wheel, kaputun altındaki elektrikli motorun tekerleğe entegre edilmesiyle ortaya çıktı. Sistem basit işliyor... Active Wheel’de tüm önemli birleşenler tekerleğe monte edildi ve ön ya da arka kaporta altındaki motor, süspansiyon, şanzıman, debriyaj ihtiyacını ortadan kaldırdı.

Michelin: Devrim yaptık

Michelin tarafından yaratılan bu tekerlek, otomotiv üreticilerinin isteğine göre 2 ya da 4 tekerleğe birden uygulanabiliyor. Bu da araçların iki veya dört çekişli olmasını sağlıyor. Active Wheel, lityum iyon pille çalışan elektrikli araçlarda kullanılabiliyor.

Örneğin Peugeot BB1’da 15 kW (20 beygir) gücünde 2 adet Active Wheel lastik bulunuyor. Araç sadece 3 saniyede 0’dan 30 km’ye çıkıyor. BB1, full şarjla 120 km yol katediyor. Fransız Heuliez’in Will konseptinde ise 20 kW’lık (30 bg) Active Wheel sistemi yer alıyor. Maksimum 140 km hız yapabilen elektrikli oto 300 km gidiyor. Yakıt kullanımı ise 6’da 1’e düşüyor.

Michelin CEO’su Michel Rollier, Active Wheel’in bir devrim olduğunu belirterek “Biz alternatif yakıtlarla çalışan çevreci araçlar için lastik üretmeye hazırız. Şu anda otomotiv şirketlerinin harekete geçmesini bekliyoruz. 2 yıl içinde bu sistemin seri üretimine geçileceğini düşünüyorum” dedi.

Peugeot BB1 gibi elektrikli modelleri geleceğin şehiriçi araçları olacağını söyleyen Rollier, Active Wheel teknolojisinin otomotiv tasarımlarını da değiştireceğini, bu sayede araçlarda daha fazla alan yaratma şansı olacağını kaydetti. Rollier, “2020’de elektrikli araçların pazardaki payı yüzde 5 olacak. Hibrid ve diğer alternatif enerjili araçlarla birlikte bu oran yüzde 20’ye çıkacak” diye konuştu.

Elektrikliye özel lastik üretti

Michelin’in Challenge Bibendum’da tanıttığı yenilikler sadece Active Wheel’le sınırlı kalmadı. Şirket, çevreyi daha az kirleten ve sürücülere önemli oranda tasarruf yapmasını sağlayan iki ürün geliştirdi.

Fransız üreticinin “akıllı lastik” adını verdiği 10 inç ebatındaki ürün, 14 inçe denk performansa sahip. Hatta bu lastik 14 inçe göre yüzde 15 daha ağır yükleri taşıyabiliyor. Kullanıcılar bu lastikle yüzde 20 yakıt tasarrufu sağlıyor. Michelin elektrikli araçlar için de lastik tasarladı. Normal lastiklere göre daha uzun çapı olan ürün, yuvarlanma direncini azalttığı için enerji tüketimini düşürüyor.

Türkiye’de oto pazarı 4’e katlanacak

TÜRKİYE’Yİ Avrupa’ya bağlayarak ana pazarları arasına dahil eden Fransız lastik üreticisi Michelin CEO’su Michel Rollier, Türkiye lastik pazarının 4 yıl içinde dört kat büyüyeceğini söyledi. Rollier, “Bugüne kadar Avrupa dışındaki pazarlar arasında gördüğümüz Türkiye’ye bundan sonra daha çok odaklanacağız. Artık Türkiye bizim ana pazarlarımızdan biri” dedi.

Türkiye’deki büyük potansiyelin farkına vardıklarını söyleyen Rollier, şunları söyledi:

“Bugün Türkiye’deki satışlarımızın yüzde 25’i ana firmalara verdiğimiz lastikler. Geri kalan yüzde 75 ise yenileme pazarından oluşuyor. Bu da Türkiye pazarının büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Bugün Türkiye’de bin kişiye düşen araç sayısı 120 olduğundan, bu potansiyeli daha iyi anlayabiliyoruz. Avrupa ortalaması 500 adedin yakalanabilmesi için Türkiye’nin dört kat büyüyeceğini öngörüyoruz. Bu belki kısa sürede olmayacak ama 10-15 yıl içinde Türkiye pazarının bugüne kadar en az 4 kat büyüyecek.”

Yatırımda öncelik Hindistan ve Çin

Türkiye’de yatırıma yönelik soruları da yanıtlayan Rollier, Michelin’in hızla büyüyen Brezilya, Çin ve Hindistan gibi pazarlarda yatırıma öncelik verdiğini ifade etti. Bu nedenle Türkiye’de kısa vadede bir yatırımın söz konusu olmadığını kaydeden Rollier, “Ancak Türkiye’de büyümek ve rekabette güçlü olmak için üretim yapmanın gerektiğinin farkındayız. Türkiye’de lider olmak istiyoruz. Bu liderliği elde etmek için ne gerekiyorsa yapacağız” açıklaması yaptı.

Lula, Türkiye’yi örnek gösterdi

Challange Bibendum 2010’un açılışını yapan Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, çevreci araçlar ve sürdürülebilir enerjiler konusunda yaptığı 90 dakikalık konuşmasında Türkiye’yi örnek gösterdi. Lula, “Türkiye’yle birlikte uranyum takası anlaşması yaptık. Biz geleceği sürdürülebilir enerjilerde görüyoruz” dedi. Michelin’deki konuşmasından önce Sao Paulo’da Başbakan Erdoğan’la görüşen Lula’nın Türkiye sevgisi 5 bin kişinin katıldığı Bibendum etkinliğine de yansımış oldu. Brezilyalı yetkililer solcu bir lider olmasına karşın Lula ile Erdoğan arasındaki sevginin inanılmaz olduğunu belirterek, bu ilişkinin iki ülke arasında önemli bir ticari gelişme sağlayacağını söyledi.

HİNDİSTAN CEVİZİYLE YAPTILAR

Michelin Challenge Bibendum organizasyonunda tanıtılan ilginç modellerden biri de Fiat’ın Brezilya’da ürettiği yeni Uno modelinin Ecology isimli konsept versiyonu oldu. 14 ayda geliştirilen araç, tamamen doğal ve geri dönüşümlü malzemeyle üretilmiş. Hindistan cevizinin dış kıllarıyla koltuk ve döşemelerin yapıldığı otomobilin plastik aksamında ise geri dönüşümlü pet şişeler kullanılmış. Uno’da tavanında elektrik üreten güneş paneli bulunuyor. Aracın tüm elektrik ihtiyacı bu panelden karşılanıyor.


EN GÖZDELER BB1 VE E-TRON OLDU

RİO’DA gerçekleşen Michelin Challenge Biberdum 2010 organizasyonunun en çok ilgi gören iki modeli Peugeot’nun BB1 modeli ile Audi’nin e-tron konseptiydi. 2009’da Frankfurt Otomobil Fuarı’nda sergilenen bu iki elektrikli aracı test etmek isteyenler uzun kuyruklar oluşturdu.

6 Haziran 2010 Pazar

Fiat Doblo 1.6 Multijet Premio





Bir ay kadar önce tamamen yenilenen ve dünya lansmanı yapılan Yeni Fiat Doblo’yu Otomobil Dünyası’nın gözüyle test ettik. Yeni Doblo’da önceki nesil Doblo ile neredeyse hiçbir benzerlik bulunmuyor. Sadece %3 oranında ortak parça kullanılmış. Eski Doblo (makyajlı hali ile) 10 yıl gibi çok uzun bir süre piyasada kaldı ve başarılı satış rakamlarına ulaştı. Eski Doblo tasarım ve kulanım olarak daha çok ticari amaçlıydı. Türkiye pazarında özellikle aileler tarafından çok ilgi gören bu sınıf araçların kalite çıtasının her yeni modelde ticariden çok otomobil ve konfor odaklı tasarımlara yönelmesi, Yeni Doblo’nun da bu yönde bir tasarıma yönelmesine sebep olmuş.

Otomobilin dış tasarımında sportif ve modern hatlar hakim. Doblo tasarlanırken hızlı trenlerden ilham alınmış gibi duruyor. Doblo’da kullanılan port tavan çıtaları ,kapı kolları, yan çıtalar ve 16” ebatlarındaki jantlarda kullanılan koyu gri rengin aynı olması sayesinde uyumlu ve güzel bir görüntü yakalanmış. Yan sinyaller de artık daha kibar tasarıma sahip aynaların üzerinde.

Doblo’nun iç tasarımında genel olarak modern ve otomobil odaklı tasarım kendini daha da çok hissettiriyor. Doblo sanki kompakt sınıf bir aracın tavanı daha yükseltişmiş versiyonu gibi hissettiriyor. Ön konsolda piano black kaplama, havalandırmaları saran krom malzeme ve deri gibi duran bej renkte bir malzeme kullanılmış. Ön konsolda ve kapı içlerinde bolca küçük eşya gözü bulunuyor. Koltukların rahatlığı ve fonsiyonelliği gayet güzel, ideal sürüş pozisyonuna kolayca ulaşabiliyorsunuz. Sürgülü arka kapılarda bulunan otomatik camların tamamen açılabilmesi çok iyi bir özellik. Standart kullanımda 790 lt olan bagaj hacmi arka koltukların katlanmasıyla 3200 litreye çıkıyor. Otomobilin boyutlarından olsa gerek arka koltukların diz mesafesi biraz daha büyük olabilirmiş. Aynı şekilde müzik sistemi de daha iyi olabilirmiş.

Doblo’nun donanım listesi çok zengin. Bunların öne çıkanları Blue Me & Tom Tom Navigasyon sistemi,park senserü,gündüz farları,hız sabitleyici,otomatik klima,yokuş kalkış desteği,start-stop teknolojisi olarak sıralanabilir. Kapıları içerden açmak için kullanılan kapı kolları ilginç bir tasarıma sahip olsa da kullanımı kolay.

Test aracımızda altı ileri 1.6 Multijet 105 bg’lik motor bulunmaktaydı. Bu motor kağıt üzerinde biraz sıradan görünse de (0-100 : 13.4 sn,Max hız:164 km) özellikle ara hızlanmalarda altı ileri şanzımanın verdiği avantaj ile çok memnun edici olduğu rahatlıkla söylenebilir. Tabi bu memnuniyeti sağlayan faktör 1500 d/d itibarı ile devreye giren 290 Nm tork. Doblo’da kullanılan yeni süspansiyon sistemi sayesinde otomobilin yol tutuşu ve konforu iyileştirilmiş. Yeni Doblo, eskisine göre virajlarda daha az yana yatıyor. Yol tutuş şaşırtıcı düzeyde çok başarılı. Virajlarda otomobilin limitlerini size hissettirmesinden dolayı tedirgin olmuyorsunuz. ESP, siz çok fazla azgın davranmayıp, otomobili izinden çıkarmak için ekstra çaba sarfetmedikçe devreye girmiyor ve sizin işinize karışmıyor. ABS ve EBD (Elektronik Fren Dağıtım Sistemi) standart olarak sunulmuş. ASR istendiğinde devre dışı bırakılabiliyor. Süspansiyonlar, çok iri olmadıkça çukurları fazla hissettirmiyor. Testimizde Yeni Doblo’da en çok dikkat çeken detaylardan biriside otomobilin yalıtım sistemi oldu. Yol ve motor gürültüsü yok denecek kadar az.

Ekonomikliği ile öne çıkan Fiat’ın dizel motorları, test aracımızda bulunan 1.6 dizel motorda da kendini gösteriyor. Motor hacminin büyük olmasının ve altı ileri şanzımanın verdiği avantaj ile hem ekonomi yapıp hem de ideal bir hızda gidebiliyorsunuz. Altıncı viteste , 110 km/h ile hız sabitleyiciyi devreye soktuğunuzda devir saati sadece 2000 d/d’yı gösteriyor. Bunun minimum düzeyde yakıt tüketimi demek olduğunu otomobillerden biraz anlayan herkes bilir. Doblo’da start-stop teknolojisine de yer verilmiş. Trafik lambaları gibi uzun soluklu beklemelerin olduğu yerlerde ayağınızı sadece frende tuttuğunuzda Doblo kendi kendine stop ediyor. Debriyaja bastığınız an motor yeniden çalışıyor. İstendiğinde bu sistem devre dışı da bırakılabiliyor.

Sonuç olarak Fiat bütün önyargılarımıza rağmen tabuları yıkmaya devam ediyor. Önceden çalıştığım Autocar dergisinde Doblo’nun dişli rakiplerini (Caddy,Kangoo,Connect,Berlingo) test etme imkanım olmuştu. Yeni Doblo kullanım kolaylığı, konforu ve bu segmentte görmeye pek alışık olmadığımız donanımları ile rakipleri kadar iddialı seviyeye ulaşmış.

Otomobil Dünyası - Eren TEKİN

Saleen S302



3 Haziran 2010 Perşembe